Just in time!!!

Isn’t it ironic to hear Frank Sinatra’s “just in time” in the middle of the arguement with the boyfriend???
Yes it is!
For those who did not hear the lyrics:

Just in time you’ve found me just in time
Before you came my time was running low
I was lost the losing dice were tossed
My bridges all were crossed nowhere to go
Now you hear now I know just where I’m going
No more doubt of fear I’ve found my way
For love came just in time
you’ve found me just in time
And changed my lonely nights that lucky day
Just in time

Before you came my time was running low oh baby
I was lost the losing dice were tossed
My bridges all crossed nowhere to go
Now you hear now I know just where I’m going
No more doubt of fear I’ve found my way
For love came just in time you’ve found me
just in time
And changed my lonely nights and changed
my lonely nights
And changed my lonely nights and changed
my lonely nights
And changed my lonely nights that lucky day

By Jule Styne, Adolph Green, Betty Comden

Yediğim haltlar benim,duyduklarım/gördüklerim sizin olsun!-I

Şöyle bir düşündüm de ben Kanada maceramın ne kadarını yazdım diye, şöyle bir dokundurup geçmişim.

Hayatımın en huzurlu altı ayı, kar , kış , kıyamet…

MGMT( O zamanlar ismi managementtı), Stars, Hercules &Love Affair, Lykke Li‘yi keşfedişim.

Bloc Party, Thievery Corporation,K-os, Lykke Li konserleri.

Sayısız arkadaş, Montreal, içimdeki aktivizm yönünün keşfi, Niagara şelaleleri, dünya mutfağından seçmeceler, Obama’nın seçimi ile ilgili röportajım, Çin Yeni Yılı kutlamaları, Richard Dawkins’in ünlü Ateist Otobüsü deneyimim, Vineyard, Tamillerle röportajım, St.Patrick’s Day günü biranın dibine vurmaca, Gazetecilik okulunda izlediğimzi sayısız harika belgesel, sıfırdan yarattığımız ülke projeleri, Türk Televizyonundaki çilelerim,”zenciler”,Hayvanat bahçesi, Perili Evdeki romantik yemek, Kanadalı Türkler…

Şimdi Kanada’ya gitmeden bir gece önce zorunluluktan konakladığım evde kiracı olarak bu satırları yazıyorum. Üçe ayırdım yazımı , anca…

İşte ilk kaldığım ev ve ev sahibim belgesel yapımcısı Nancy’nin, Obama’nın yemin töreni gecesi Bush’u simgeleyen çubuğun kafasını koparması. O güne özel yalnızca Amerikan yemekleri(hamburger -patates -kola yani)yenildi. Apple Pie bonuslu.

Çin Yeni Yılı, öküz yılıydı, çok çalışmayı simgeliyormuş, hatta Obama da öküz burcuymuş afedersin.Biz de birer öküz aldık, çinli gibi giyinip bu anlamlı günü kutladık.



Lykke Li Konseri, yeni Roisin Murphy derim başka da bişi demem. Danslar, moda ikonu oluşu falan. Ne varsa Nordiklerde var. Şurdan dinleyin artık. İşte  hayatımda ilk kez bir konsere yalnız gidip, delirip Kanada’daki Türkleri aramam bundan sonra. Arada Fransızların oyununa gelişim ve BBC’den emekli süper punk İngiliz hocama aşık olma hikayem var. Ama bugünlük burada bırakayım. Merak kaplasın içinizi. Zaten Montreal’i ve Andy Warhol müzesini ayrı bir blog sayfasında anlatıcam. Öperim.

Sophielerin Seçimleri

Bugün , mücbir nedenler olmaksızın annemden ayrı kaldığım ilk anneler günü,

Yolda zırıl zırıl ağlamama neden olan ise, eski günleri hatırlamam.

Anneler gününde aklıma ,sabahın köründe hazırladığım sabah kahvaltıları, ki kabul ediyorum tek feyz aldığım kurum Yalan Rüzgarıydı, ona ilk hediye ettiğim kitap; Woody Allen’ın “Evet ama bir lokomotif bunu yapabilir mi bakalım?” kitabı ve annemin aslında tek uyuyabileceği gün benim odasına heyecandan saat 8′ de dalmam, onun da bozuntuya vermemesi geliyor.

Annem hem anne hem baba rolü üstlendi,  işi çok zordu, hem güzel hem “dul” bir kadın olarak, küçük bir şehirde makyaj yapıyor, “utanmadan” kot pantolon giyiyordu. Üstelik kardeşimi ve beni bu şehirden , Gestapo zulmünden kurtarmalıydı. Her kadının yapacağı şeyi yaptı. Özlem duygusuna rağmen bizi Ankara’ya gönderdi. Şimdi kendi kendimize torpil olarak, zorluklara rağmen ağlamadan, söylenmeden çıkmaya çalışıyoruz her türlü bataklıktan. Çünkü annem o zaman ağlamamıştı, söylenecek kimsesi yoktu!

Annecim,

Küçücük ellerime teslim ettiğin Beatles, Men at work ve Scorpions vb. sayısız  muhteşem albüm için,

Şuh kahkahaların için,

Turan Dursun ve Woody Allen‘la beni küçük yaşta tanıştırdığın için.

Benim kıyafetlerimi giyip , benden daha deli olduğun için.

En önemlisi beni doğurduğun için teşekkür ederim.

Sophie’nin Seçimini izlerken ,”Ben buna izin vermezdim. Nazi subayına karşı hepimizi öldürün diye bağırırdım “dedin ya annecim, işte o gün beni hiç bir zaman yarı yolda bırakmayacağını anladım.

Anneler, oğulları ve kızları günü kutlu olsun!

Arkadaşının kim olduğunu söyle…

Mesela…

Ya da..

Profundo Carmesi-Koyu Kırmızı

Çok böğürtlen reçeli gibi bir başlık attım ama alakası yok. Dünyanın en sinir bozucu filmlerinden biridir bu film.

Şimdi ne bağlantı diyeceksiniz ama M.I.A ablamızın son vidyosu vurucu bir sistem eleştirisi olmuş. Son sahnesi işte bu filmi çağrıştırdı. Sansürlenmeden izleyin , Vidyo youtube’dan kalkmış mesela

Yeni senem, benim meselem

Çok çetrefilli bir sene 2009, her açıdan beni, kendimi ne yaptığımı sorgulamaya itti, aşık olduğumu sandığım erkekten, şu an yaptığım işe kadar her şeyi kuş bakışı inceledim. Değişiklikler geri adım atmalar, mahalle baskısı derken, şu an olmak istediğim şehirdeyim. Bu da güzel bir başlangıç .

Bir insanın ölümü nasıl olur da yeni kapılar aralar hayatınızda. Cüneyt – o hiç tanımadığım anlatılanlarla tanımaya çalıştığım adam- bana bir ev ve skip scan etmene müsaade edecek hayat önerileri kitabını bıraktı/emanet etti. Beraberinde zencefilli çaylar,mahlepli kurabiyeler… 2009-2010 geçişi bu sayede daha pürüzsüz oldu. Anomalilerle dolu , sosyopatların sosyopat olduklarını bilmedikleri bu şehirde bir yer açıldı ve erken gelip oturuldu.

Neden olsa Ankaralıydım ve EGO (erken gelen oturur) sahibiydim.

Do I?

I FEEL STRONG

I feel

If

I

Beni birileri yakacaksa ille de sen yak

Birsen Tezer sen neymissin

Hep ask de sen. Senin dilinden cok guzel.

31129209

Sunacak daha cok seyimiz var

I believe in Santogold

Santogold-729449
Lights out
Shoot up the station
TV's dead where's there to run
Watch everybody come undone
Lights out
We'll make it easy
We'll make it fun
Won't let them see now, how they had won
Still I wait another round

Darling
Don't got to worry you're locked in tight
Darling
Don't got to worry turn out the light

Wiped out
No concentration
They got us basking in a storm
I watch it as it loses form
Wiped out
They could see me; that's what I want
A casualty, but I am upfront
And I know what it's about

Darling
Don't got to worry you're locked in tight
Darling
Don't got to worry turn out the light

I'm still a shaking my head
The one you can't account for
I keep just one step ahead
There's no place to run

Darling
Don't got to worry you're locked in tight
Darling
Don't got to worry turn out the light

Darling
Don't got to worry you're locked in tight
Darling
Don't got to worry turn out the light

Darling
Don't got to worry you're locked in tight
Darling
Don't got to worry turn out the light

Darling
Don't got to worry you're locked in tight
Darling
Don't got to worry turn out the light

« Daha eski yazılar
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.