Bugün , mücbir nedenler olmaksızın annemden ayrı kaldığım ilk anneler günü,
Yolda zırıl zırıl ağlamama neden olan ise, eski günleri hatırlamam.
Anneler gününde aklıma ,sabahın köründe hazırladığım sabah kahvaltıları, ki kabul ediyorum tek feyz aldığım kurum Yalan Rüzgarıydı, ona ilk hediye ettiğim kitap; Woody Allen’ın “Evet ama bir lokomotif bunu yapabilir mi bakalım?” kitabı ve annemin aslında tek uyuyabileceği gün benim odasına heyecandan saat 8′ de dalmam, onun da bozuntuya vermemesi geliyor.
Annem hem anne hem baba rolü üstlendi, işi çok zordu, hem güzel hem “dul” bir kadın olarak, küçük bir şehirde makyaj yapıyor, “utanmadan” kot pantolon giyiyordu. Üstelik kardeşimi ve beni bu şehirden , Gestapo zulmünden kurtarmalıydı. Her kadının yapacağı şeyi yaptı. Özlem duygusuna rağmen bizi Ankara’ya gönderdi. Şimdi kendi kendimize torpil olarak, zorluklara rağmen ağlamadan, söylenmeden çıkmaya çalışıyoruz her türlü bataklıktan. Çünkü annem o zaman ağlamamıştı, söylenecek kimsesi yoktu!
Annecim,
Küçücük ellerime teslim ettiğin Beatles, Men at work ve Scorpions vb. sayısız muhteşem albüm için,
Şuh kahkahaların için,
Turan Dursun ve Woody Allen‘la beni küçük yaşta tanıştırdığın için.
Benim kıyafetlerimi giyip , benden daha deli olduğun için.
En önemlisi beni doğurduğun için teşekkür ederim.
Sophie’nin Seçimini izlerken ,”Ben buna izin vermezdim. Nazi subayına karşı hepimizi öldürün diye bağırırdım “dedin ya annecim, işte o gün beni hiç bir zaman yarı yolda bırakmayacağını anladım.
Anneler, oğulları ve kızları günü kutlu olsun!

nesrin. Dedi:
on 14 May 2010 at 8:58 pm
Bugün anne ve evlat olarak yaşadıığım en anlamlı ANNELER GÜNÜ…! Kilometrelerce uzaktan bana anılarımızla geçmiş anneler günlerimizi anımsattın ve yaşattın. Dünyanın en iyi ve en şanslı annesi olduğuma inandırdığın satırlarını okudum.Ağladım ağladım!.Evet bu ayrı geçen ama en anlamlı anneler günü oldu.İyiki varsın Çağlacığım iyiki senin annenim.