Archive for üzünç

Yeni senem, benim meselem

Çok çetrefilli bir sene 2009, her açıdan beni, kendimi ne yaptığımı sorgulamaya itti, aşık olduğumu sandığım erkekten, şu an yaptığım işe kadar her şeyi kuş bakışı inceledim. Değişiklikler geri adım atmalar, mahalle baskısı derken, şu an olmak istediğim şehirdeyim. Bu da güzel bir başlangıç .

Bir insanın ölümü nasıl olur da yeni kapılar aralar hayatınızda. Cüneyt – o hiç tanımadığım anlatılanlarla tanımaya çalıştığım adam- bana bir ev ve skip scan etmene müsaade edecek hayat önerileri kitabını bıraktı/emanet etti. Beraberinde zencefilli çaylar,mahlepli kurabiyeler… 2009-2010 geçişi bu sayede daha pürüzsüz oldu. Anomalilerle dolu , sosyopatların sosyopat olduklarını bilmedikleri bu şehirde bir yer açıldı ve erken gelip oturuldu.

Neden olsa Ankaralıydım ve EGO (erken gelen oturur) sahibiydim.

Your ex lover is dead

God that was strange to see you again
Introduced by a friend of a friend
Smiled and said ‘yes I think we’ve met before’
In that instant it started to pour,
Captured a taxi despite all the rain
We drove in silence across Pont Champlain
And all of the time you thought I was sad
I was trying to remember your name…

This scar is a fleck on my porcelain skin
Tried to reach deep but you couldn’t get in
Now you’re outside me
You see all the beauty
Repent all your sin

It’s nothing but time and a face that you lose
I chose to feel it and you couldn’t choose
I’ll write you a postcard
I’ll send you the news
From a house down the road from real love…

Live through this, and you won’t look back…
Live through this, and you won’t look back…
Live through this, and you won’t look back…

There’s one thing I want to say, so I’ll be brave
You were what I wanted
I gave what I gave
I’m not sorry I met you
I’m not sorry it’s over
I’m not sorry there’s nothing to save

I’m not sorry there’s nothing to save…

Du yu heyloo, heylooooo

Bu parça çok parçaladı beni kaç gündür.

Beyonce_Halo_Mp3_N_Lyrics

Du yu Heylooo, heylooo,

hele sound diyişi, iç çekişi

http://www.youtube.com/watch?v=qZ0FhVZce2o

Eski sevgilileri hatırlayıp, zorla ağlanılası yani

Eyy kalbim sen bana neler ettin hesabı.

MODERN İŞKENCELER

Tv’de güzel bir yarışma başlamış. “Ver çoşkuyu“. Telefon Kulübesine laf ettiğim için utandırdı adeta. Yarışmacıların ağızlarına böcekler girerek şarkı söylemeye çalışması seyirciyi rahatsız ederek rating kapışlama yolunda bir fenomen yaratıyor bence. Fear Factor’de durum farklı gözüküyordu. Doğayla savaşma fikrinden ilham alan bir ortamda böcekli yılanlı görüntülerin ortaya çıkması çok acaip gelmiyordu. Ancak orada da inanılmaz aşalayıcı sahneler gördük  vakti zamanında. Yarışmacıların keçinin memesininden oral sexi andıran şekilde sütü emerek onu bardağa doldurması gibi. Özellikle erkek yarışmacılar irite oldular.

Modern işkenceler bunlar yahu. Seyirci de bu yarışmaları izleyerek, insanların ne kötü durumlara düştüğünü görmekten zevk alıyor bence.

Jüri üyeleri ayrı bir romantik; jazz singerlığı kadar, oyunculuğu’da bir o  kadar kötü olan Tuba Caneroğlu, Ah güzelim be oy babam yarışması gibi discrimination’ın dibine vuran bir yarışma sunmakla kalmıyor, bu yarışmaya da jüri üyesi oluyor. Oryal kafası Sema Çelebi ve eski Elvislerden kafa atma şampiyonu Erol Büyükburç da cabası. Cenk Eren’i Nükhet Duru’dan ayrı görünce tanıyamadım önce. O da var canısı.

ver_coskuyu_2218_manset

Şu dağın başında açlıktan bütün balığı parçalaya parçalaya yiyen belgeselci çocuk ve Salo‘yu izleyip fazla radikal bulanlar.

Şimdi göremiyorum o isyankar bayrakları.

Sadece kanalı değiştirmekle olmuyor.

Ciddiyim , ciddisin, ciddiler

MJ, We want u back!

245828_LOOK10

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.